Uzunca bir mevsim bilgim yoktur Ama ne zaman ki rüzgarlar sertleşti o zaman bilirdim kış'ın kapısı aralandı ve Ekim geldi. Hep de gülümserdim yaprakl...
Uzunca bir mevsim bilgim yoktur Ama ne zaman ki rüzgarlar sertleşti o zaman bilirdim kış'ın kapısı aralandı ve Ekim geldi. Hep de gülümserdim yapraklar dökülünce yere Ama hiç gülümsemesi yoktu Ekim'in Sarhoş bir atlı gibi harab ederdi coğrafyayı.
Bizim köyün elektrikleri arası geniş direkler üzerinden gelirdi Rüzgar ile çarpışır çarpışır ölürdü.. Yani bir vardı on yoktu.
Her şeyin idareli aktığı zamanlardı.. sacı çatlamış sobanın çatlaklarından sızan ışık vururdu duvarlara. Annem masalına başlardı..
Yedi başlı devler, Koca kanatlı kuşlar, uçan filler, kahramanlar ve kurtarılanlar dolanırdı hayal hanemizin koridorlarında. Kurbağayı öpen kız ın dudakları kesin su toplamıştır diye gülerdik aramızda. "Huzur akçe ile satılmaz" diyen Nasrettin hocanın sesinin telleri bizdeydi. Kardeşim soruyor yine "Saçları metrelerce uzayan birinin saçına nasıl da olur bit girmez" Bilmem.. vardı belki de. Neyse.. Hiç bir masalın sonuna uyanık varamazdık Sabaha sonunu sorup dururduk. Biri hariç ve sanırım sadece ben "Yedi kollu ahtapot" masalını anlatınca annem hiç uyumaz sonuna kadar kalırdım. İçinde biz yoktuk.. ama bize benziyordu hikaye Ya da sadece anneme..
Geceyi çatlak çatlak aydınlatan soba vardı söylemiştim.. Dibinde uzandığımız bir gece farkettim ben de Dizleri üzerinde masal dinliyorduk Saçımın arasında uykuya dalıncaya dek eksik olmayan ellerini "En çok beni seviyor" diye eklerdim hishaneme ve "diğeri kim" diye de hep merak ederdim. Öyle ya bir insanın iki eli vardı Benden eksik olmayan sol eli ise eğer O vakit sağ eli de başka bir kardeşimde olmalıydı. Dönüşümlü olarak da kullanıyor olabilirdi Öyle ise eğer Bu elbette beni çok daha çok sevdiği anlamına gelirdi.
Nihayet ki yağmurlu bir geceye kadar.. bildiğim bu gerçek çürüdü
Masalın orta yerinde çaktı şimşek Odanın içi gündüze döndü kısacık bir mesafe kadar Duvarda yedi kollu bir yansıma gördüm.. korktum. Başımın üstünde duran annemin elini tuttum Diğer eli kimin başında diye merak edip Sıra ile de diğer kardeşlerimin kafasının üzerini yokladım Evet.. Hepsinin başının üstünde bir el vardı Duvara yansıyan annem idi
Yedi kollu bir ahtapot olduğunu o gece anladım..
Ekim 1995
_______________
ŞARKI SÖZLERİ
Ağladım da ağladım gece sabaha kadar
_
Şu derenin yanına da kazın bana bir mezar Koyun beni içine ölem kahrıma kadar Yazın mezar taşıma bel ki okur da ağlar.. Ağlamazsa devrilsin Marsis dağdan kayalar - Oy ana canım ana derdi yurt etti bana Kavurdu da içimi sarılma dedi bana - Deyin sevda kaybıdır eremedi murada Ha bu alın yazımla Atın beni çoruh a Gönül bahar görmedi kırık durdu dalında Iki kuruş etmedi servet dediğim sevda - Oy ana canım ana derdi yurt etti bana Kavurdu da içimi sarılma dedi bana
Söz müzik - HiraiZerdüş Kabak kemane - Atakan Türüdü gitar - Murat kanbal Mix - Burak Usluer Kayıt - BAM stüdyo 2020